Bizans anıtları

Bizans İmparatorluğu ve Ortodoksluk, Girit’in tarihini kalıcı bir şekilde etkileyen iki olgu olmuştur. Bir tek Hanya Vilayeti’nde 300’ün üzerinde Bizans kilisesi hâlâ durmaktadır. Eski hristiyan dönemine ait Suya’daki bazilika, muhteşem yer mozaikleriyle Almirida bazilikası, etkileyeci ve eşsiz mimarisi ve 5 katın üzerinde ikonalamalarıyla Kisamos piskoposluğunda Rotonda veya Arhangelos Mihail kilisesi (6. y.y.), Apokoronos Kiriakoselia’daki Agios (aziz) Nikolaos kilisesi (11. y.y.), Stilo’daki Monastira veya Panagia Zerviotissa kilisesi (12. y.y.), Pavlos Provatas (1430) tarafından ikonalanmış Alikiano’daki Agios Georgios kilisesi vilayetin önemli kilise örneklerinden bazılarıdır. Sfakya’nın Komitades’indeki Agios Georgios kilisesi (1314), Selino Kokodiki’deki İ Mitera tu Teu (Allah’ın Annesi), Sfakya Aradena ve Selino Sarakina’daki Arhangelos Mihail kilisesi ve onlarca daha kilise ve dağ kilisesi Hanya’ya gelenlerin ilgisini çekip onları etkileyecektir.

Manastırlara ise, 824’ten önce 1. Bizans döneminden itibaren rastlanmaktadır fakat 16. yüzyıldan itibaren - Osmanlılara karşı -Venediklilerin desteğiyle yeni manastırlar inşa edilmeye başlanmış ve eskileri restore edilmiştir. En önemlileri Akrotiri’de: birçok batı mimarisi unsurları taşıyan Agia Triada manastırı veya Tzagarolon (17. y.y.), biraz ötede, Kiria ton Angelon’a (Azizlerin Hanımefendisi) adanmış kale şeklindeki Gdernetu (Guvernetu) manastırı, biraz daha ötede de, bir boğazın içinde, yerin el değmemişliği ve geçit vermezliğiyle uyum sağlayan mimarisiyle Agios İoannis’in ‘Katoliko’ manastırı. Ayrıca önemli manastırlar: Korakies’ deki Timiu Prodromu rahibe manastırı, Kolimbari’ de kale şeklindeki Panagia Odigitria veya Gonia manastırı (17. y.y.), Apokoronos Stilos’taki İoannis Teologos manastırı, adanın batı kıyısında kayanın üzerine kurulmuş Panagia Hrissoskalitissa manastırı, Murnies’ teki Hrisopigi rahibe manastırı, Vatipetro’daki Agia Kiriaki manastırı, Karidi’deki Agios Georgios manastırı (12. y.y.)...

Sayılamayacak kadar çok fetheden istilacı, Girit halkının dramını ve cesaretini gösteren anıtlar bırakarak bütün vilayeti damgalamışlardır. Paleohora’daki Selinos kalesi (13. y.y.), Frangokastello (14. y.y.), Alikiano’daki Da Molin kulesinin kalıntıları (13. y.y.), Dere’deki Kokalaki Venedik binaları ve Kisamos Kalatenes’ teki Rotonda köşkü Venedik döneminin erken kalıntılarındandır. Dönemin sonlarına doğru Osmanlı güçlerinden korunmak içinen hünerli Venedikli ustalar en iyi savunma yapılarından bazılarını yaratmışlardır: bunlar, Sanmichelli’nin (1537) eseri olan Hanya kalesi, Orsini’nin eseri Suda adasının kalesi (1570) ve Gramvusa kalesidir (1579). Bir dizi başka kale ve kuleler, örneğin, Kalami’deki İtzedin (1872), Aptera kulesi (1867), Askifos kulesi ve Embrosnero Apokoronu’daki Alidaki kulesi gibi eserler Osmanlı döneminin tipik kalıntılarıdır. Adayı son fethedenler görkemli yapılar inşa etmediler fakat savaş ve insan hırsının beyhudeliği ve dehşetine örnek bir anıt bıraktılar: 4000 Alman askerinin yattığı Maleme’deki 2. Dünya Savaşı’nından kalma Alman Mezarlığı.