Doğal güzelliğin merkezleri

Hanya vilayetine bir ad verilmesi gerekiyorsa boğazların vilayeti dememiz uygun olurdu herhalde çünkü vilayetin dağlık bölgesinde onlarca boğaz bulunmaktadır. Hiç süphesiz en büyük ve en ünlüsü 16 km uzunluğundaki, eni 3,5 ile 150 m arasında değişen ve birçok kısmında 500 metreye ulaşan dik uçurumlarıyla Samarya boğazı veya Farangas’tır. Geçilmesi 5-6 saat sürmekte ve Mayıs ayından Ekim ayına kadar geçiş yapılabilmektedir. Bu boğaz ayrıca koruma altında bir meşe ormanıdır ve içinde selvilerden çam ağaçlarına, diktamostan kır çiçeklerine kadar Girit bitki örtüsünün ender türlerine rastlanmaktadır. Aynı zamanda Girit keçisinin doğal ortamıdır. Ayrıca, yamaçlarında görülen kıvrılmış, tektonik yassı kireçtaşı tabakaları da etkileyicidir. Selino’daki Agia İrini boğazının uzunluğu 7,5 km’dir, en dar kısımlarında eni 10 m., yüksekliği ise 500 m.dir. Başlıca özelliği zengin bitki örtüsüdür.

Sfakya’daki İmvros boğazı Girit’in en görkemli dar ve derin boğazlarından biridir. Uzunluğu 7 km, eni bazı kısımlarında 2 m ve yüksekliği 300 m.dir. Bazı kısımlarında 30-40 m yüksekliğinde iki yanı birbirine yaklaşıp 2-3 metrelik bir açılma bırakarak bir tünel görünümü vermektedir. Topoliano boğazı vahşi ve gözalıcıdır, muhteşem yankısı sayesinde de bir ayrıcalığa sahiptir. Uzunluğu 1500 m, içinde bir çok mağara oyukluklar bulunduran dikey yanları 300 metreye varmaktadır, eni ise 5-50 metre arasında değişmektedir. Tripiti, Klados, Samarya’nın etrafındaki Eligias, Aradenas, Katre, Asfendos, Agiu Nektariu, Sfakya’daki Kallikratis, Hanya’ya yakın Terisos – tek arabayla aşılabilen – Kisamos’taki Rokkas ve Polirrinias, yönü batıdan doğuya doğru olan tek boğaz Keramya’daki Diktamos gibi daha az bilinen ama bir o kadar güzel ve vahşi olan pek çok boğaz bulunmaktadır.

Eğer boğazlar bir ad vermeye yeterli değilse o zaman Hanya vilayeti Mağaralar vilayeti adını almalıdır çünkü burada 1500’ün üzerinde kara ve deniz mağarası bulunmaktadır. En önemlilerinden bazıları şunlardır: Plaka Apokoronu’nun yakınında bulunan, girişi deniz altında ve bugüne kadar çok az araştırılmış Elefandon (filler) mağarası; beyaz ve kırmızı görkemli sarkıtları dışında on binlerce yıl önce yaşamış bugüne kadar bulunan 4 eşsiz fil örneği (Elephas Chaniensis) ve cüce geyikleriyle dünayca tanınmıştır. Asfendos köyü yakınlarındaki Sfakya mağarası büyük bir önem taşımaktadır çünkü içinde antik döneme ait çizilmiş kaya resimleri saklıdır. Bir diğeri 2500m. uzunluktaki Omalos’taki ‘Tzani’ mağara-uçurumudur. İçinde pınarlar, şelaleler ve ırmaklar barındıran, dikey derinliği 1208m. olan Gurgutakas uçurumu Balkanların en büyüğüdür. Başka bir tanesi de Akrotiri’de Guvernetu manastırına çok yakın ve ayıya benzeyen dikitiyle, damlama sonucunda meydana gelen ‘ayazma’ havuzuyla ve İpapandi’ye adanmış kilisesiyle Arkuda (ayı) veya Panagia Arkudiotissa mağarasıdır. Bir başkası Guvernetu manastırı Katoliko’sunda Agios İoannis Erimitis mağarasıdır. Topolya’daki aynı adı taşıyan kilisesiyle, 20m. yüksekliğindeki kubbesi, 70 metrelik çapı, yüzeyinin büyük bir kısmının dikitlerle kaplı olduğu görkemli Agia Sofia mağarası bu mağaraların bir diğeridir. Son olarak da mucizeler yaratan sarkıt ve dikitiyle, aynı adı taşıyan büyük kilisesiyle Kisamos Spilya’daki Agios İoannis Erimitis mağarasıdır. Gigilos’ta Samarya boğazının yamacında Demonospilyos (şeytan mağarası) ve Keramya’daki Skurahladas, Samonas, Melidonios mağaraları gibi daha pek çok küçük mağaralar bulunmaktadır.

Ancak, karstik biçimler bölgenin sadece bir özelliğidir. Denize bakan Hanya vilayetinin 350 kilometrelik sahil boyunda sunacağı sayısız plajlar bulunmaktadır; ıssız ve bakir sahiller veya organize kozmopolitik plajlar. Nea Hora (Hanya şehrinin tek organize plajı), Hrisi Akti, Agion Apostolon, Agia Marina, Platanyas, Geraniu, Maleme, Kolimbari, Kisamos, Almirida, Georgupolis ve Kavru plajları düzenli plajlardır ve ziyaretçilerine büyük bir hizmet, rahatlık ve kolaylıklar yelpazesi sunabilmektedirler. Doğa hayranı ziyaretçiler eğer turistik merkezlerden biraz uzaklaşırsa daha az kalabalık, daha bakir, ve temiz kumsalları, mavi yeşil suları olan sahiller bulabilir. Örneğin, 3km. uzunluğundaki, ince kumu olan ve 2002’de Avrupa’nın en iyi plajı seçilen Falasarna. Falasarna’da antik limana da küçük bir yürüyüş yapılabilir. Bir diğeri ise Elafonisi’dir (geyikler adası). Elafonisi, adı Perasma olan (geçit) 800m. uzunluğunda ve 0.60-0.90m. derinliğindeki bir resif aracılıyla, karaya bağlanan küçük ve alçak (rakım 20m.) bir adadır.

1907’de batan Avusturya gemisi İmparatrice’nin mürettebatının da ortak mezarı Elafonisi’dedir. Komşu Kedrodasos’ta (sedir ormanı) kumlu plajla, yemyeşil orman bileşiminin, muhteşem çakıl taşlı Suya’da kıyıdaki mağaralar ve billur gibi suların, Balo’da ise egzotik içdenizi, ince beyaz kumu, yemyeşil sığ suları ve küçük ada-burnu Tigani’nin (tava) tadına varılabilir. Oradaki yüzme aktivitesi İmeri Gramvusa adasınındaki Venedik kalesine bir ziyaretle birleştirilebilir. Ayrıca, Diktinneo arkeoloji sitesinin yanında, yürüyüş için geniş ve ıssız alana sahip, çakıl taşlı küçük Menyes plajı bulunmaktadır. Son olarak, vilayette kendine özgü ve eşsiz güzelliğiyle, yürüyüşçüler ve dağcılar için davetiye çıkaran, kameri görünümü, alçak ve çalılık bitki örtüsüyle, birçok kırçiçeği ve nefes kesen manzarasıyla Madares veya Beyaz Dağ sırasının, yüksekliği 2000 metreyi aşan, verimsiz ve çıplak zirvesini sayabiliriz. Aynı adı taşıyan köyün yanındaki Retimno vilayetinin sınırlarına yakın, deniz seviyesinin 20m. üstünde, çapı 3,5km., azami derinliği 23m. olan Kurvas gölü de tüm ada için ayrı bir güzelliğe sahiptir. Gölün etrafında sepetçi soğütleri ve mersin ağaçları bulunmaktadır ve onu çevreleyen sarp dağlar, derinliğinin daha da fazla olduğu duygusunu artıran büyüleyici bir görüntü sergileyerek gölün sakin sularında yansımaktadır. Gölün dipsiz olduğuna ilişkin ortaya çıkman efsane de bu fenomene bağlı.